Akıntıyı kıyıdan fark etmenin yolları
Akıntıyı kıyıdan köpük şeridine, suyun yan gidişine ve burun dibine bakarak fark etmenin temkinli yolları.
Akıntı, bağırarak gelmez. Kıyıdan bakınca deniz düzgün görünür, oysa su bir yerde yan gider, bir yerde açıklığa kaçar. Bunu yüzdükten sonra anlamak geç kalmaktır. Kıyıda iki dakika bakmak, birçok kötü sürprizi daha karada keser. Bu yazı cankurtaran eğitimi değildir. Emin değilseniz girmeyin.
Denize adım atmadan önceki üç kontrolü şurada topladım: üç kontrol. Kayalık giriş de ayrı: kayalık giriş. Burada yalnız suyun yan hareketine bakıyorum.
Köpük şeridini izleyin
Dalga kıyıya dik gelir, köpük de çoğu zaman öyle dağılır. Köpük bir şerit halinde kıyıya paralel akıyorsa su yan gidiyordur. O şeridin içine yürümek, sizi burundan öteye taşıyabilir. Adını bilmeseniz de şeridin dışına çıkın. Bir dakika daha izleyin. Şerit büyüyorsa o gün o nokta size göre değildir.
Köpüğün koptuğu bir aralık da ipucu olabilir. İki köpük alanı arasında durgun görünen bir koridor, aslında dışarı kaçan suyun yolu olabilir. Durgun diye rahatlamayın. Durgunluk, bazen çekilmenin sessiz halidir.
Burun ve dere ağzı
Kayalık burunun dibi, suyu sıkıştırır. Bir yanda sakin kum, öbür yanda hızlanan bir hat olur. Burunun hemen yanından yüzmeye başlamayın. Biraz açıkta, daha düz kumlukta bakın. Dere veya yağmur oluğu denize kavuşuyorsa o hat da suyu dışarı iter. Yağmurdan sonraki gün, kuru görünen dere yatağı bile dipte iz bırakır.
Renk değişimi de işe yarar. Açık turkuaz bir anda koyulaşıyorsa dip düşüyor veya su karışıyordur. İkisini ayırmak için ayağınızı sürmeyin. Kenardan bakın. Bulanık su, akıntının kendisi değildir ama dibini görmenizi engeller. Görmediğiniz yere bırakmayın.
İçerdeyseniz düz geri zorlamayın
Sizi dışarı veya yana çeken bir suya karşı düz geri, kıyıya dik yüzmek çabuk yorar. Yaygın ve temkinli öğüt şudur: panik yapmadan kıyıya paralel gidin, çekişin zayıfladığı yerde karaya yönelin. Bu, her koyun garantisi değildir. Nefesiniz daralıyorsa çırpınmak yerine el sallayın, bağırın, yüzer gibi görünün ki karadan fark edilesiniz.
Bu cümleleri ezberleyip akıntıya girmek için kullanmayın. Önce girmeyin. Yanınızdaki kişi de aynı anda aynı suya girmesin. Biri karada, sizi gören yerde kalsın. Telefon, o anda işe yaramaz bir cesaret sayılır.
Başkasının rahatlığı ölçü değildir
İçerde yüzen biri, o suyu tanıyor olabilir. Sizin nefesiniz onun nefesi değildir. Çocuk, şişme yatakta o şeride daha çabuk kapılır. Yat ve simidi akıntının içine bırakmayın. Rüzgar da şişme şeyi kürekten hızlı götürür.
Tabela ve bayrak varsa okuyun. Her kıyıda renk düzeni aynı değildir. Tabela yokluğu izin değildir. Yerel biri bugün girilmez diyorsa tartışmayın. Onun cümlesi, sizin fotoğrafınızdan eski bir bilgidir.
Bakışı taze tutun
Sabah baktığınız deniz, öğleden sonra aynı akıntıyı taşımaz. Rüzgar döndüyse bakışı yenileyin. Bir saat önce sakin olan burun, şimdi şerit yapıyor olabilir. Havlunuzu sermeden önce bir kez daha köpüğe bakın. Bu, abartı değil, kıyının kendi saatidir.
Çıktıktan sonra üşüme ve yorgunluk varsa ikinci turu iptal edin. Akıntıyla inatlaşan ikinci giriş, birinci bakışın bütün anlamını siler. Kenar da denizdir. Oradan bakmak, koyu yarım bırakmak sayılmaz.
Sık sorulan sorular
Köpük varsa hiç girilmez mi? Paralel giden bir şerit varsa o hatta girilmez. Şerit yoksa yine dalgaya ve çıkışa bakın.
Akıntıya karşı düz yüzülür mü? Zorlamak çabuk yorar. Mümkünse kıyıya paralel uzaklaşıp çekişin azaldığı yerde karaya dönün. Emin değilseniz hiç girmeyin.
Tabela yoksa akıntı da yok mudur? Hayır. Tabela yokluğu suyu sakin yapmaz. Köpüğe ve burun dibine yine bakın.